Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, İmâm-ı Gazâlî yoluyla Hz. Ali'den (ra) ders aldığı Sekîne'yi kendine dâimî bir vird edinmiş; bütün evradı zamanla değiştiği hâlde bu duayı hiç bırakmamıştır.
Üstad, başlangıçta 71 âyet ile 171 defa okuduğu bu duadan sonra 19 âyet seçerek besmele ile 19 defa okunmasını tavsiye etmiştir.
◆
Neden On Dokuz?
Besmele tam 19 harftir.
Sekîne'yi kuran altı İsm-i Azam toplam 19 harftir.
Seçilen her bir âyet 19 harften oluşur.
Kur'an'da "sekîne" kelimesi 6 kez geçer — altı isme işaret.
19 × 19 = 361, dâirenin (çemberin) açısıdır. Okuyanın etrafında nurdan bir kalkan teşekkül ettiğine inanılır.
◆
Okunuş Düzeni
Niyet edilir
İstiğfâr — 7 defa
Salavât-ı Şerîfe — 7 defa
Allâhu Ekber — 10 defa
Sonra her âyet için: Besmele + altı İsm-i Azam bir kere, âyet 19 defa.
Faziletinden
Güç işlerin kolaylaşması, kalplerin yumuşaması, tövbelerin kabulü, mağfiret, ilim, düşman hilelerinden emniyet, rızık bolluğu, keder ve hüzünden kurtuluş niyetiyle okunan tesirli münâcâtlardandır.
◆
Sekîne Duasının 19 Âyeti — Okunuşu ve Meali
Her âyet, Besmele ve altı İsm-i Azam (Ferdün, Hayyün, Kayyûmün, Hakemün, Adlün, Kuddûsün) ile birlikte 19 defa okunur:
Seyec'alullâhu ba'de usrin yusrâ — Allah her sıkıntıdan sonra kolaylık lütfedecektir. (Talâk, 7)
Ve anetil-vücûhu lil-Hayyil-Kayyûm — Bütün yüzler; gerçek hayat sahibi, her şeyi ayakta tutan Allah'a baş eğmiştir. (Tâhâ, 111)
Ve innallâhe biküm leraûfun rahîm — Şüphesiz Allah size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir. (Hadîd, 9)
İnnallâhe kâne tevvâben rahîmâ — Şüphesiz Allah tövbeleri çok kabul edici ve kullarına çok merhamet edicidir. (Nisâ, 16)
İnnallâhe kâne ğafûran rahîmâ — Muhakkak ki Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir. (Nisâ, 23-106)
Fe innallâhe kâne afüvven kadîrâ — Muhakkak ki Allah, her şeye gücü yettiği hâlde çok bağışlayıcıdır. (Nisâ, 149)
İnnallâhe kâne semîan basîrâ — Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla işitir ve her şeyi hakkıyla görür. (Nisâ, 58)
İnnallâhe kâne alîmen hakîmâ — Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilir ve her işi hikmetle yerine getirir. (Nisâ, 11)
İnnallâhe kâne aleyküm rakîbâ — Muhakkak ki Allah sizin üzerinizde gözeticidir ve her hâlinizi görür. (Nisâ, 1)
İnnâ fetahnâ leke fethan mübînâ — Biz sana apaçık bir fetih yolu açtık. (Fetih, 1)
Ve yensurakellâhu nasran azîzâ — Ve Allah sana pek şerefli bir zaferle yardım etsin. (Fetih, 3)
Fe inne hizballâhi hümül-ğâlibûn — Şüphesiz Allah'a tâbi olan topluluk, gerçek galiplerin tâ kendisidir. (Mâide, 56)
İnnallâhe hüvel-Kaviyyül-Azîz — Muhakkak ki Allah, azabında pek kuvvetlidir; kudreti her şeye galip olandır. (Hûd, 66)
İnnallâhe hüvel-Ğaniyyül-Hamîd — Muhakkak ki hiçbir şeye ihtiyacı olmayan ve her övgüye lâyık olan ancak Allah'tır. (Lokmân, 26)
Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ hû — Allah bana yeter. O'ndan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. (Tevbe, 129)
Hasbünallâhu ve ni'mel-vekîl — Allah bize yeter. O ne güzel vekildir. (Âl-i İmrân, 173)
Lâ yahzünühümül-fezeul-ekber — En büyük korku olan kıyâmetin dehşeti onlara üzüntü vermez. (Enbiyâ, 103)
İyyâke na'büdü ve iyyâke nestaîn — Ancak Sana kulluk eder ve ancak Senden yardım isteriz. (Fâtiha, 5)
Velhamdü lillâhi Rabbil-âlemîn — Ve âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun. (Fâtiha, 2 / En'âm, 45)